iskilip.com
9.9.2010 
 
Ana Sayfa Haberler Foto Galeri İlanlar Eğlence İletişim
İskilip'te Yeni Doğanlar

SATILIK ARSA
GANİK ŞEKERLEME YANINDA 132 M2 ARSA EV V
İskilip - Tosya Yolu Üzerinde Satılık Tarla
İskilip - Tosya yolu üzerinde, Hacışakir
1993 Model Brodway
Sol ön kapı değişmiştir.
mazda b 2500
çift kabin 2000 model.118000 de



Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle


Üye Bilgileri
  En Son Üyelerimiz :
 -  mhidayet
 -  balci
 -  yusufvar
 -  iskilipli_019
 -  sevecengenc06
Toplam Üye Sayisi: 2782
Online Üye :
Sitemize üye olanlara ilgilerinden dolayı
teşekkür ederiz
Hava Durumu
Son Durum
ÇORUM
 
Sabri Çiçekci


sabricicekci@hotmail.com

Yayınladığı makale
Sayısı: 9
Diğer yazıları
Sayfa :  1   2  3
 

 İSKİLİP E NE ZAMAN GELİNİR 
6.9.2010
 

İskilip’ten ayrılan birçok kişi her fırsatta İskilip’te yaşamanın güzelliklerinden bahseder. Özellikle bundan on beş yirmi yıl ve daha öncesinin İskilip’ini yaşamış olanlar için bu duygu ağır basar ve gerçektir. Fakat bugüne kadar da izinlerinin peşi peşine bir haftasını İskilip’te geçirmezler. Ne kadar İskilip sevgisinden bahsederlerse bahsetsinler İskilip’e gelmenin bir zamanı ve sebebi vardır. Bayramlarda İskilip’e gelmenin en güzel sebeplerindendir. Hele de son yıllarda olduğu gibi güz mevsimine geldiyse değme keyfine. Garibim ana-baba, oğlun-kızın bütün kışlıklarını, kurusunu, dirisini hazırlamıştır. Gelenler “Hak için kurban küp için sızgıç” misali arife gün gelirler keşkeklerini yerler bayramın ikinci günüde bir bahane bulup giderler. Giderken de arabalarının bagajı tıka basa doludur. Hatta çoğu zamanda ana babanın bağ kur maaşından artanlarından yol harçlığı bile alınır. İskilip’e gelmek için kiraz zamanı da fırsatlardan diğeridir. Buradakiler sanki gelenlerin geldikleri yerde hiç kiraz yok gibi bayılırlar birinin kiraza gelmesine. Zannederler ki dışarıda yaşayanlar dünyanın hiçbir nimetinden faydalanamazlar. Sürekli darlık içerisindedirler hiçbir şeyleri yoktur. Kendileri bağa bahçeye yürüyerek gider, çocuklarının araba taksitine buradan katkıda bulunurlar. Yemez yedirir, giymez giydirir, evin bacasını tüttürürler, memleketi beklerlerde yinede kıymetleri bilinmez. Helali hoş olsun kimsenin yediğinde içtiğinde gözümüz yok. Hatta böyle özel günlerde İskilip’i kalabalık gördüğümde ne amaçla olursa olsun, kime gelirse gelsin hatırlanmanın sevinciyle gözlerim dolar. Konu-komşunun, köylünün-kentlinin ziyaretçisiyle mutlu olurum. Peki, o zaman bu kadar lafı niye saydık? Sebep şu.

Geçtiğimiz perşembe günü nareden sonra çok sevdiğim bir öğrencimin dükkânında sohbet ederken laf gelene gidene geldi, ben sevincimi dile getirdim.

— Hocam gelenler başımızın tacı da: Bazıları dedi bi fiyakalı, bi arsuz adamı ahmak sanıyola, günaha sohuyola. Hayırdır ne oldu deyince başladı anlatmaya;

- Giden bayramda Angara’dan gelmişle altlarında gayet gostaklı bi araba analarına bi iki bişii alıyola ona da bazallık yapıyola hem de analarına acındurarak. Nasıl acındırarak dedim.

- İkide bir yaşlı anama alıyom, yaşlı anama alıyom deyip duruyu. Dayanamadım tabi alıcaan lan dedim  altı üstü yedi lira senede bi sefer geliyon gidiken de arabanın bagajını ağzına beraber örüklersin benzin parasınıda verüle. Anan bu senin gış altı ay gaduncaaz yolunu gözlüyü. Deyince garısı dayanamadı;

- Abi doğru söylüyü ve parayı da gidelim. Dedi de parayı vedi haksuzmuyum hocam?

Düşündüm yerden göğe kadar haklıydı. Dışarıdakiler buradakilerin neler çektiğini, yollarının nasıl gözlendiğini bilmiyor, giderken arkalarına dönüp bakmıyorlar. Arkalarında bıraktıkları kalender insanlar bi göz odalarının kireçle badanalanmasından, en ucuz boyayla boyanmasından, ne bileyim kırık bir yere çivi çakılmasından çok mutlu oluyorlar. Bir daha ki gelişinize kadar bundan bahsediyorlar. Hiçbir zaman eksiklerini, hastalıklarını söylemezler hep “Gevreğini içine dürer”ler ama görünen köyde kılavuz istemiyor. Ne olur bayram, kiraz haricinde de benim anam vardı diye gelseniz. İnanın doğduğunuz yerde her gün kapı arkasında bekleniyor, gözler yaşararak anılıyorsunuz. Kendi sıkıntıları hiç konuşulmazken sizin sıkıntılarınız için dualar ediliyor. Sizin için “Göz görmeyince gönül katlanıyor” da biz burada “Göz veremi” oluyoruz. Dünyanın sıkıntılarını, gelip gitmenin zorluklarını elbette biliyoruz. Hem bakın şehrimizde güzelleşmeye başlıyor sizlerde elinizden geldiğince katkıda bulunun, konu komşunuzu getirin şehrimizi tanıtın. Siz yinede bu güzel şehrin güzel insanlarını melül mahzun bırakmayın.

Her gününüzün bayram coşkusu ve mutluluğu içerisinde geçmesini diliyorum.

Saygılarımla.                                                                            Sabri ÇİÇEKCİ

  Yazdır yazdir Arkadaşına Gönder Tavsiye et 85 Kişi okudu
 
Yorum yazmak için üye girişi yapmalısınız

singul

9/7/2010 4:29:17 PM
»» Zaman değişiyor ve insanlarda bir şeyler eriyip gidiyor. İnternet denilen çöplükte klavyeşörlük yapıp bir gıdım katkısı olmayanlara sıkça rastlıyoruz. İnsanları tek kalemde işlerine gelenleri içleyip, diğerlerini dışlayıvermeler bir tık uzaklarında? Hatta öyle ki İskilip kara bulutlar içinde çökmüş bitmiş ve daha bu iyi günlerimizmiş? İstersen 40 yıllık İskilipli ol geçmişin övünmeyi bırak da 2010da Sen ne yaptın onu söyler misin?

mine

9/7/2010 4:07:00 PM
»» Ağzınıza sağlık Sabri Hocam .

tugcandemirel

9/7/2010 12:29:30 AM
»» Sevgili öğretmenim( bu kelimeyi çok sevdiğinizi biliyorum) şiir tadında, çok güzel bi yazı olmuş. Okurken duygulanmamak, duyguları dışa vurmamak elde değil. Yüreğinize sağlık...
 
Üye Bölümü

İSKİLİP TELEFON REHBERİ
 
Telefon Rehberi
Sabri Çiçekci
Okuma : 85

Zehra Mine BARAN
Okuma : 1235

Doç.Dr. Ahmet Bardakcı
Okuma : 941

Yrd.Doç.Dr. Ahmet Esenkaya
Okuma : 1196

Salih Bardakcı
Okuma : 1350

Kadir Kıymet
Okuma : 1091

Sabri Çiçekci
Okuma : 1939

Doç. Dr. M.Engin Deniz
Okuma : 1350

Nihat ARMUTCU
Okuma : 2128



Ana Sayfa Haberler Foto Galeri İlanlar Eğlence İletişim Haber Arşivi RSS
Bu sitenin yapımında emeği geçen herkese iskilip halkı adına teşekkür ederiz
Bu sitenin tüm hakları iskilip.com'a aittir © 2008