En Son Üyelerimiz :
-
BoduR
-
mhidayet
-
balci
-
yusufvar
-
iskilipli_019
Toplam Üye Sayisi:
2783
Online Üye :
Sitemize üye olanlara ilgilerinden dolayı
teşekkür ederiz
Hava Durumu
Son Durum
Yaşasın! Bugün Okula Gideceğim
Merhaba değerli okurlar,
Aradan koskoca bir yaz tatili geçti ve tatil sonrası herkes yeniden işbaşı yaptı, bir kısmımız bayramdan sonra yeniden işe başlayacak. Bu arada okullarda açılacak. 2009–2010 eğitim-öğretim yılında ziller 24 Eylül Perşembe günü çalacak. Diğer taraftan okul öncesi eğitim ve ilköğretim birinci sınıf öğrencileri için ziller 14 Eylül pazartesi çalmıştı. Buradaki amaç okula yeni başlayacak çocuklarımızın uyum sürecine katkıda bulunmaktır. Çok yerinde bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Çocuğun aile ortamından belki de ilk kopuşu, anneden ilk ayrılışı. Özellikle anne-babaya bağımlı çocuklarda okula başlama süreci sıkıntılı olabilmekte. Buradaki temel duygu çocuk okula gittiğinde ailesinden ayrılacağını düşünmesinden kaynaklanmaktadır. Onun için çocuğa güven aşılanması önemlidir. Okula başlamanın aileden kopuş olmadığını açıklamak gerekir. Bunu yaparken de, çocuklarınızın duygularını önemseyin, onlarla, okulla ilgili duygularını sizinle paylaşmasına fırsat verin. Çocuğunuzun duygularını yok saymak, alay etmek okula başlama sürecini olumsuz etkileyebileceği gibi kişiliği üzerinde de olumsuz etkiler yaratır.
Çocuğunuzla birlikte okula gidebilirsiniz. Hatta öğretmeniyle konuşarak onunla birlikte kısa süreliğine de olsa dersliklerde oturabilirsiniz. Çıkışlarda okulun bahçesinde sizi görmesi güven duygusu kazanmasında etkili olabilir. Eğer çocuk servisle okula gidip geliyorsa, servis saatlerinin, özellikle bu ilk günlerde, çok iyi takip edilmesi gerekir. Bu süreç sonunda çocuğun okula uyum sağlaması beklenir. Diğer taraftan her şeye rağmen çocuk okula gitmekten çekiniyorsa, korkuyorsa, öncelikle okul psikolojik danışmanından yardım almak ve onun yönlendirmeleri doğrultusunda davranmamız gerekir.
Okullar açılmaya yakın, yaz tatilinden kalma uyku alışkanlıklarını düzenlemek için, akşamları daha erken uyumlarını sağlayınız. Çocuklarımızın beslenmelerine de dikkat etmemiz gerekiyor. Sabahları mutlaka kahvaltı yaptırın. Bunu yaparken baskı ve zorla değil, niçin kahvaltı yapmaları gerektiğini açıklayarak yapınız. Aksi takdirde düzensiz ve dengesiz beslenme, çocuklarımızın aldıkları katkılı gıdalar maalesef gelecekteki bazı hastalıklara zemin hazırlayabiliyor.
Buraya kadar okula yeni başlayacak çocuklarımızla ilgili neler yapılabileceğini kısaca açıklamaya çalıştım. Tabii ki geçmiş dönemlere göre toplum olarak eğitime bakış açımız daha farklılaştı. Bunu söylerken geçmişte eğitime önem verilmiyordu demek istemiyorum. Elbette veriliyordu, ancak yöntem yanlışlıkları ve pedagojik noksanlıklar vardı. Geçmişte dinlediğim kısa bir anı bu konuda söylemek istediğimi açıklar nitelikte olduğunu düşünüyorum. Bir veli çocuğunu okulun ilk günü alıyor müdür’ün yanına götürüyor. Müdür bey diyor baba, bu çocuğun eti senin kemiği benim! Çocuk şaşırıyor, şöyle düşünüyor, şimdi burada beni yiyecekler ve kemiklerimi de babama gönderecekler. Zavallı çocuk! Okuldan kaçıyor.
Çocuk bilişsel gelişim açısından babanın söylediklerini anlayabilecek düzeyde olamadığı için okuldan kaçıyor. Çünkü bu mesajları anlayabilmesi için soyut kavramları algılayabilecek düzeyde olması gerekir. Öyleyse konuştuklarımıza vermek istediğimiz mesajlara da dikkat etmemiz gerekiyor.
Sonuç olarak, çocuklarımıza okulun açıldığı ilk günlerde daha fazla destek olmalı, onların başarısı için bizlerde iyi birer model olarak, gelişimlerine katkıda bulunmalı, çocuklarımıza okulu sevdirebilmeliyiz.
Çocuklarımız sabah uyandıklarında “Yaşasın! Bugün Okula Gideceğim” diye haykırdıklarında, hem veliler hem de öğretmenler olarak başarmışız demektir. Bu günlerin yakın olması dileği ile Bayramınızı da kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim.
Aradan koskoca bir yaz tatili geçti ve tatil sonrası herkes yeniden işbaşı yaptı, bir kısmımız bayramdan sonra yeniden işe başlayacak. Bu arada okullarda açılacak. 2009–2010 eğitim-öğretim yılında ziller 24 Eylül Perşembe günü çalacak. Diğer taraftan okul öncesi eğitim ve ilköğretim birinci sınıf öğrencileri için ziller 14 Eylül pazartesi çalmıştı. Buradaki amaç okula yeni başlayacak çocuklarımızın uyum sürecine katkıda bulunmaktır. Çok yerinde bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Çocuğun aile ortamından belki de ilk kopuşu, anneden ilk ayrılışı. Özellikle anne-babaya bağımlı çocuklarda okula başlama süreci sıkıntılı olabilmekte. Buradaki temel duygu çocuk okula gittiğinde ailesinden ayrılacağını düşünmesinden kaynaklanmaktadır. Onun için çocuğa güven aşılanması önemlidir. Okula başlamanın aileden kopuş olmadığını açıklamak gerekir. Bunu yaparken de, çocuklarınızın duygularını önemseyin, onlarla, okulla ilgili duygularını sizinle paylaşmasına fırsat verin. Çocuğunuzun duygularını yok saymak, alay etmek okula başlama sürecini olumsuz etkileyebileceği gibi kişiliği üzerinde de olumsuz etkiler yaratır.
Çocuğunuzla birlikte okula gidebilirsiniz. Hatta öğretmeniyle konuşarak onunla birlikte kısa süreliğine de olsa dersliklerde oturabilirsiniz. Çıkışlarda okulun bahçesinde sizi görmesi güven duygusu kazanmasında etkili olabilir. Eğer çocuk servisle okula gidip geliyorsa, servis saatlerinin, özellikle bu ilk günlerde, çok iyi takip edilmesi gerekir. Bu süreç sonunda çocuğun okula uyum sağlaması beklenir. Diğer taraftan her şeye rağmen çocuk okula gitmekten çekiniyorsa, korkuyorsa, öncelikle okul psikolojik danışmanından yardım almak ve onun yönlendirmeleri doğrultusunda davranmamız gerekir.
Okullar açılmaya yakın, yaz tatilinden kalma uyku alışkanlıklarını düzenlemek için, akşamları daha erken uyumlarını sağlayınız. Çocuklarımızın beslenmelerine de dikkat etmemiz gerekiyor. Sabahları mutlaka kahvaltı yaptırın. Bunu yaparken baskı ve zorla değil, niçin kahvaltı yapmaları gerektiğini açıklayarak yapınız. Aksi takdirde düzensiz ve dengesiz beslenme, çocuklarımızın aldıkları katkılı gıdalar maalesef gelecekteki bazı hastalıklara zemin hazırlayabiliyor.
Buraya kadar okula yeni başlayacak çocuklarımızla ilgili neler yapılabileceğini kısaca açıklamaya çalıştım. Tabii ki geçmiş dönemlere göre toplum olarak eğitime bakış açımız daha farklılaştı. Bunu söylerken geçmişte eğitime önem verilmiyordu demek istemiyorum. Elbette veriliyordu, ancak yöntem yanlışlıkları ve pedagojik noksanlıklar vardı. Geçmişte dinlediğim kısa bir anı bu konuda söylemek istediğimi açıklar nitelikte olduğunu düşünüyorum. Bir veli çocuğunu okulun ilk günü alıyor müdür’ün yanına götürüyor. Müdür bey diyor baba, bu çocuğun eti senin kemiği benim! Çocuk şaşırıyor, şöyle düşünüyor, şimdi burada beni yiyecekler ve kemiklerimi de babama gönderecekler. Zavallı çocuk! Okuldan kaçıyor.
Çocuk bilişsel gelişim açısından babanın söylediklerini anlayabilecek düzeyde olamadığı için okuldan kaçıyor. Çünkü bu mesajları anlayabilmesi için soyut kavramları algılayabilecek düzeyde olması gerekir. Öyleyse konuştuklarımıza vermek istediğimiz mesajlara da dikkat etmemiz gerekiyor.
Sonuç olarak, çocuklarımıza okulun açıldığı ilk günlerde daha fazla destek olmalı, onların başarısı için bizlerde iyi birer model olarak, gelişimlerine katkıda bulunmalı, çocuklarımıza okulu sevdirebilmeliyiz.
Çocuklarımız sabah uyandıklarında “Yaşasın! Bugün Okula Gideceğim” diye haykırdıklarında, hem veliler hem de öğretmenler olarak başarmışız demektir. Bu günlerin yakın olması dileği ile Bayramınızı da kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim.
»»
Öğrencilerimiz ne demişler bir bakalım?...."3 qünLüq dünyada 5 qün okuLa qidioz"..."Bu kadr yıllık öğrencyim ilk dfa persembe günü okulun açıldığını görüyorum"..."KüçükkéN Uyutmaya Çalışırlardı . Şimdi Uyandırmaya "...."okulun ilk günü ayağa kalkıp kendini tanıtmaktan nefret edenlerdenim"..."tatiL teğet geçti hiç bişi anLamadım dienLerdenim"...Konuştursak daha neler çıkacak neler.
engin
9/20/2009
»»
Saygıdeğer Hocam, evet siz kapattınız ben de şu mektebi açayım dedim! İleri ki sınıflarda neden yaşasın demiyorlar siz benden daha iyi bilirsiniz, bunu da bir sonraki yazımızda birlikte yazalım sevgili hocam, iyi bayramlar. Yorumunuz için de teşekkürler.
scicekci
9/19/2009
»»
elinize sağlık saygıdeğer hocam biz "mektep bitti" demiştik siz okulları açarak nazire yapmışsınız hatırlatmalarınız ve bilgilendirmeleriniz için teşekkür ederim birinci kademede çoğu zaman çocuklarımız “Yaşasın! Bugün Okula Gideceğim” diye bağırıyorlar teneffüslerde sınıftan dışarıya çıkmak istemiyorlar da her nedense ilerki sınıflarda bunların tam tersi davranış sergiliyorlar acaba nerde dersiniz